Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Irak’a dirhemi ve kafızı, Şam’a müd ve dinarı, Mısır’a ardeb ve dinarı verilmedi ve siz başladığınız yere geri döndünüz.” Müslim rivayet etmiştir. (Kâfız) ise Irak halkının bildiği bir tedbirdir. (El-Mâdî) ise, (kâfl) ile aynı ağırlıkta, mim üzerine damma eklenerek okunur ve Levant halkı arasında bilinen bir ölçüdür. Ardeb, Mısır halkı arasında bilinen bir tedbirdir.
Başka bir rivayette Ebû Nadre (r.a.) şöyle demiştir: Biz Câbir İbnu Abdullah (r.a.) ile birlikteydik. O şöyle dedi: “Yakında Irak halkından ne bir kâfız, ne de bir dirhem toplanabilecek.” Biz: “Bu nereden gelecek?” diye sorduk. O: “Farslar buna engel olurlar.” dedi. Sonra şöyle dedi: “Yakında Şam halkından ne bir dinar, ne de bir müd toplanabilecek.” Biz: “Bu nereden gelecek?” diye sorduk. O: “Rumlardan.” dedi. Bir süre sustu. Sonra şöyle dedi: “Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Ümmetimin sonunda bir halife çıkacak ve malları saymadan etrafa saçacak.” Ebû Nadre’ye: “Sence bu Ömer İbnu Abdilaziz midir?” diye sordum. O: “Hayır.” dedi.” Müslim rivayet etmiştir.
Irak, Saddam Hüseyin'in politikası yüzünden, Arap kökenli Persler tarafından kuşatılmıştı. Şimdi Suriye, Beşşar Esad'ın iktidar ısrarı yüzünden Romalılar, Avrupa ve Amerika tarafından kuşatılmış durumda. Ve şimdi biz onların Mısır'ı yakında kuşatma planlarını hayata geçirmelerine yardımcı oluyoruz.